Pierre Webo gerçeği açıkladı!

Türk uçağı acil iniş yapıyor

Paralel yapıya büyük operasyon

İdris Naim Şahin de parti kuruyor! İşte partisinin adı

LYS adayları nelere dikkat etmeli?

Eğitim 3 Nisan 2015
323

Ygs ve Lys’de değinilmesi gereken önemli uygulamalar şu şekilde ; eğer Ygs’den düşük alınmışsa çalışmayı bırakmadan Lys’ye çalışmak gerektir.Önemli bir nokta ise sınav puanı hesaplanırken Ygs’nin %30’u alınırken Lys’nin %60’ı alınıyor. Farklı olarakta beklentiden yüksek puan alınca Ygs’den yüksek alan adayların rehavete kapılmadan Lys’ye çalışmaları gerekmektedir. Bu önemli kuralları uygulayan birçok öğrenci başarıya ulaşarak hedeflerini gerçekleştirmiştir.

LYS’DE NET ARTIRMANIN İPUÇLARI

Emin olduğun ya da kolay olduğunu düşündüğün konularla ilgili soruları çözerken, ilk doğru gördüğün cevabı işaretlemekten vazgeç.Önce sorunun ve cevapların tam anlamıyla oku. Böylece kolay olduğunu düşündüğün sorularla ilgili hata yapma riskin çokca düşük olacaktır.

Soruları okurken çok fevri davranarak hata yapmaktan ve çok dikkatli davranarak zaman kaybetmekten vazgeç.Anlayamadığın ya da doğruluğundan emin olmadığın soruları mutlaka boş bırak.Süre kalırsa geri dönüş yaparsın.

Soruları çzömeye çalışırken, eğer konu hakkında yeteri kadar bilgiye sahip değilsen, yanlış olduğuna emin olduğun şıkları eleyerek doğru cevaba ulaşabilirsin.Sistemli olarak şık eleyebildiğin sorularda tahmin yürütmen netlerini artırmanda önemli rol oynayacaktır.

Soruları doğru cevaplamakta en mantıklı adımlardan biri dikkatli okumak ve sorunun mantığını kavrayabilmek. Soruları kendi mantığına göre değil, soruların mantığına ve senden ne istediğine göre cevaplar vermelisin.

Sınava hazırlık sırasındatek bir kaynaktan soru çözmek yeterli olmayacaktır.Bunun yerine birbirinden farklı çok sayıda kaynağı kullanman, aynı konuyla ilgili birbirinden farklı çok sayıda soru örneğini görmüş olacaksın.

Soruları okurken, soru metninde altı çizilmiş ya da koyu renkle yazılmış kelimelere büyük titizlikle yaklaşmalısın. Bunun dışında olumlu ve olumsuz ifadelerin pek çok öğrencinin hata yapmasına sebep olduğunu aklında bulundurmalısın.

Emin olduğun konularla ilgili soruları gördüğünde, soruyu tam olarak okumadan atlayarak cevaplara geçmen hata yapma olasılığını artırarak sizi büyük riske sokacaktır.

Genellikle  sözel derslerde yer alan karışık, uzun ve zor görülen soruları görmezden gelme. Böyle sorular sorular çoğunlukla daha fazla bilgi ve ipucu içerdiği için yorumlamanın daha kolay olduğu yoruma dayalı sorulardır.

Tarih, coğrafya ve felsefe gibi sözel derslerde ezber yapman gerekebilir. Bu konuda Ezber Bozan Ezber Teknikleri yazımız sana yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra sözel derslere çalışırken bir konuyu tam olarak anlamadan diğer konuya çalışmamalı ve konuların detayına inmekten kaçınmalısın.

Tüm derslere daha kısa süre ayırarak aynı zamanda başarılı mı olmak istiyorsunuz?Tek çare  Günlük Tekrar Yöntemi.Konuları hergün düzenli olarak tekrar edin.

Bunların yanı sıra eksiklerini görmek için aralıklarla deneme çözerek o açıkları kapatmalısın.

DERS ÇALIŞMA İSTEĞİ OLMAYANLAR NE YAPMALI?
Ders çalışmak istemiyorum.
Bir süre çalıştıktan sonra sıkılıyorum.
Uzun süre ders çalışmam imkansız. Biraz çalıştıktan sonra başım ağrımaya başlıyor ve çalışmayı bırakıyorum. Gibi düşünceler öğrencilerin çoğundan duymak mümkündür. Aslında bu şikayetlerdeki ortak nokta ders çalışma alışkanlığını kazanmak için öğrencilerin kendilerini uzun süre çalışma odalarında tutmaya çalışmalarından ve ortamı gereği gibi havalandırmamalarından kaynaklandığı uzmanlar tarafından açıklanmıştır.

ÇALIŞMA ORTAMINI HAVALANDIRIN

Öğrencinin çalışmaya başladıktan bir süre sonra gergin oluşunun ve başının ağrımasının nedeni çalışma ortamının iyi havalandırılmamasıdır. Havalandırılmayan odada oksijen azalır.. Odadaki oksijensizlik gerginliğe ve baş ağrısına neden olur.  Gerginlik ve baş ağrısı çalışmayı sıkıcı hale getirir. Öğrenci bir süre sonra çalışmaya son verir. Bunun önüne geçmek ve çalışmayı daha sağlıklı bir şekilde sürdürmek için belirli aralıklarla dinlenme süresi tanınmalı. Bu süre içerisinde de çalışma ortamı mutlaka havalandırılmalı.
Uzun süre çalışmayı engelleyen diğer bir faktörde sınava hazırlanan adayın ne kadar çalışması gerektiğini bilememesi ve çalışmaya ara vermemesinden kaynaklanmaktadır.

KAÇ SAAT ARA VERMELİYİM?

“Bazen kaç saat çalışmam gerektiğine karar  vermekte güçlük çekiyorum. İdeal çalışma süresi ne kadardır. Ara verdiğimizde ders çalışma isteğinin kaybolmaması için ne yapmalıyım?” Sorunlarını yaşayan öğrencinin öncelikle bilmesi gereken şey: çalışma süresi yapılan çalışmanın niteliğine ve öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre değişir. Konuyu öğrenmek için  yapılan çalışmalarda çalışma süresi 50 dakika ile 1 saat arasında değişebilir. Öğrenilmiş bir konuyu pekiştirmek için soru çözümü yapılıyorsa bu süreyi 1,5 saate kadar çıkartılabilir. Bazen öğrenciler kendisini iyi hisseder, ara vermeden çalışmayı sürdürür.  “Hiç çalışmamak ne kadar yanlış ise ara vermeden çalışmayı sürdürmek de o kadar yanlıştır.” Öğrenci o anda çalışmaktan verim aldığını düşünse bile daha sonraki çalışmalarını aksatacağından dolayı bu şekilde çalışmak iyi değildir.

GÜNLÜK ÇALIŞMA SÜRESİNİ KENDİNİZ BELİRLEYİN

Günlük çalışma süresini üniversite adayının kendisi belirler. Bütün öğrenciler için günde şu kadar saat ders çalışırsanız sınavı kazanabilirsiniz demek yanlıştır. Burada ölçü her öğrencinin gerektiği kadar çalışmasıdır. Konuyu ne kadar sürede öğreniyorsanız o süre kadar çalışın. Arkadaşlarınızın çalışma süresi size uymayabilir. Konuyu öğreniyorsanız sürenin bir önemi yoktur. Fakat kaç saat çalışırsanız çalışın bunu düzenli bir şekilde yapmalısınız. Mutlaka ders çalışma saatlerinizi ve dinlenme süresini belirleyerek düzenli bir çalışma sergilemeniz faydalı olur.

DİNLENMEYE ÖZEN GÖSTERİN

Çalışma süresi kadar dinlenme süresi de son derece önemlidir. Dinlenme süresi 15 ile 20 dakika arasında değişebilir. Aday dinlenme süresini çalışma odasının dışında geçirebilir. Bu arada çalışma odasını havalandırabilir. Farklı bir mekanda dinlenme süresini geçirmek öğrenciyi daha iyi dinlendirir. Dinlenme anında bol bol oksijen alınmalı. Öğrenci yaşadığı evin durumuna ve hava şartlarına göre dinlenmeyi balkonda veya pencereden dışarı  bakarak geçirebilir. Çünkü birey böylece temiz havayı solunum yaparak beyninin ihtiyacı olan oksijeni sağlar. Ayrıca bireyin açık hava ile temas etmesi vücudunu rahatlatır. Bu rahatlık daha sonraki çalışmalara istekli başlamanın ve çalışmanın verimli olmasının temel şartıdır.Dinlenme süresinde zihni bir sonraki çalışmaya hazırlamak için çalışılacak dersleri ve konuları düşünmelisiniz. Bireyin motivasyonunu kaybetmemesi için bazen hedeflediği üniversite ve bölümü düşünmesi, başaracağını hayal etmesi, zihnini hep başaracağına dair düşüncelerle doldurulması çalışma isteğini geri teper.
 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.


%d blogcu bunu beğendi: