Paramparça dizisinde oynayan Alina Boz kimdir ?

Annelere hediye alırken bunlara dikkat edin!

Kırgızistan yeni liderini seçti

TFF’den olaylarla ilgili açıklama geldi

Erdoğan: ‘Kürt kardeşlerime sesleniyorum’

Gündem 4 Mayıs 2015
347

Cumhurbaşkanı Erdoğan temaslarda bulunmak üzere Siirt’e gitti. Erdoğan, Siirt’te toplu açılış töreninin akabinde Cumhuriyet Meydanı’nda yaptığı konuşmasına, “Tüm Siirtli kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Ahde vefanız için, eniştenize sahip çıktığınız için, sevginiz için her birinize teşekkür ediyorum” diyerek başladı.

Bugün Siirt’e kazandırılan 162 milyon lira yatırım bedeli olan 40 eser ve hizmetin resmi açılışını yaptıklarını ifade eden Erdoğan, Siirt’te eğitim ve diğer alanlarda gerçekleştirilen yatırımları anlattı.  Erdoğan, toplam 33 milyon lira yatırım bedeli olan bu eğitim kurumlarının bir kısmının hayırseverlerin destekleriyle inşa edildiğini belirterek, hayırseverleri tebrik etti. Erdoğan, bugünkü toplu açılışta merkez Anadolu Lisesi ve Anadolu Kız Meslek Lisesi, Kurtalan Anadolu Lisesi, Baykan Lisesi, Şirvan Endüstri Meslek Lisesinin de aralarında bulunduğu 263 dersliği, 3 pansiyonu, 3 çok amaçlı salonu ve 27 lojmanı resmen hizmete açtıklarını kaydetti.

Gençlik ve Spor Bakanlığının merkezde ve Kurtalan’da gençlik merkezleri, beldelerde ve mahallelerde çim futbol sahaları inşa ettiğini, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sevgi evlerini kurduğunu, İçişleri Bakanlığının KÖYDES kapsamında köylerde içme suyu, yol, köprü, parke uğraşları gerçekleştirdiğini ifade eden Erdoğan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının türli tarımsal üretim projelerine destek sağladığını, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının idari binalar inşa ettiğini ve iyileştirme uğraşlarının devam ettiğini, Orman ve Su İşleri Bakanlığının 4 ayrı taşkın koruma projesini tamamladığını bildirdi. Özel sektörün toplam 60 milyon liralık yatırımla bir alışveriş merkezi ve oteli inşa ettiğini dile getiren Erdoğan, tüm bu yatırımların Siirt’e ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

O ŞİİRİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?

Erdoğan, siyasi hayatında Siirt’in ayrı bir yeri ve ayrı bir anlamı olduğuna dikkati çekerek, şu şekilde devam etti: “Siirt benim siyasi hayatımda 2 defa dönüm noktası oldu. Birincisi 17 Aralık 1997 tarihinde bu meydanda, burada okuduğum Milli Eğitim Bakanlığının, Talim Terbiye Kurulunun onayıyla geçmiş bütün kitaplarında yer alan Ziya Gökalp’e ait bir şiirle başlayan ve tutukluevinde sonuçlanan bir süreçtir. O şiiri hatırlıyor musunuz, biliyor musunuz? Bu şiiri bir daha okuyabilir miyiz? Türkiye’nin nereden nereye geldiğini bu aracıyla tekrar hatırlayalım, özgürlük neymiş bunu tekrar hatırlayalım. Ne diyordu o şiirde; ‘Minareler süngü, kubbeler miğfer; camiler kışlamız, müminler asker. Bir şey beni sindiremez; gökler, yerler açılsa, üzerimize tufanlar, yanardağlar saçılsa; Biz oyuz ki; imanıyla övündüğümüz ecdadımız, titretici şeylere hiçbir gün diz çökmemiş; zaferlerin kapısı, Anadolu’nun tapusu Malazgirt’ten ta Çanakkale’ye imanın geçilmez kalesine kadar bizi zaferden zafere koşturan şey işte şu anda içinde bulunduğumuz inanç birliğidir.’ Bu yolda böyle yürüdük. Buralara böyle geldik.

CEZAEVİNİN YOLUNU TUTTUK

1912 senesinde yazılmış bu şiiri Siirt’te okuduğum için 1999 senesinde Pınarhisar Cezaevi’nin yolunu tuttuk. Aradan aylar geçti, yıllar geçti, devran döndü partimizi kurduk. Ama 42 bin kişiyle bir toplumu araştırması yaptık, ‘bakalım ne diyor millet’ dedik, millet ‘partiyi kurun’ dedi. Nasıl parti kurmamız gerektiğini de dedi. Kurduk, 16 ay akabinde da iktidar olduk. 12 yıl iktidarda kaldık mı? Kaldık ve ondan akabinde da tekrar bir toplumu araştırması bu defa da ‘Cumhurbaşkanlığı’ dedi millet. Onun için 10 Ağustos’ta da tekrar huzurunuza geldik ve yüzde 52 ile bu defa bizi Cumhurbaşkanlığı’na gönderdiniz. Şimdi 1.yi dedik, peki ikincisi neydi? Yüzde 85,8 oy ile bu kardeşinizi parlamentoya gönderdiniz. Siz ne dediniz biliyor musunuz? ‘Egemen güçlerin dediği değil, milletin dediği olur’ dediniz. Çünkü egemenlik bu geçen dünyada kayıtsız şartsız milletindir, o kadar. İşte Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı bu yolları açtınız. Bu bizim için neydi, bir hizmet yoluydu. Bu millete hizmetkar olmaktan daha güzel bir şey olamazdı. Kardeşlerim ipin ucunu 97 senesinde kesmek istediler, 6 yıl akabinde yine burada yeniden başladı. Şair ne diyordu, ‘sakın kader deme ne yapsalar boş.’ O kadar. İşte biz bu karara boyun eğdik. ‘Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır, yanmışsam külümden yapılan…’ İşte gönüller böyle birleşince bak neler oluyor. Biz kaderin üstündeki kadere iman ettiğimiz için yeise kapılmadık.”

YANIT VERMEYE DEĞMEZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kayseri’de kendisiyle ilgili kullandığı ifadeyi de anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: “Şimdi anamuhalefet partisinin başındaki zat benimle ilgili geçen gün Kayseri’de bir ifade kullanmış, yanıt vermeye değmez ama Siirt’ten Kayseri’ye, Kayserili kardeşlerim Cumhurbaşkanlarını çok iyi tanırlar. Nerede, neyi konuşacağını da bilmiyor. ‘Cumhurbaşkanı Evren gibi Kur’an’ın istismarını yapıyor’ diyor. Saygıdeğer Kılıçdaroğlu ben Kur’an ile büyüdüm, Kur’an ile yaşıyorum. Onu sen kendine söyle, kendi şahsında Kur’an’ın yerinin ne olduğu malum. Beyefendi nereden buraya geldi? Hani ben ‘Diyanet İşleri Başkanlığı Kürtçe Kur’an meali yayınladı’ dedim ya. Bundan beyefendi rahatsız olmuş. Bu bir istismar mı? Biz ülkemizde her dilde inşallah… Bu da Kürtçe Kur’an meali. Bunu da niye söylüyorum, malum terörün beslediği siyasi parti ne diyor? Maalesef çok ilginç ‘Diyanet İşlerini kapatacağız’ diyor. ya bunlar maalesef cami duvarına pislemeye başladılar. İstismarsa istismarını yapıyorlar, her türlü yol bunlarda var.”

HATALILARI DÜZELTMEK DÜŞER

Anamuhalefet partisinin de imam hatipleri kapatmak istediğini kayıt eden Erdoğan, şunları dedi: “Dün Kayseri’de diyor ki ‘hayır ben öyle demedim.’ Bütün kayıtlarda mevcut. Bir Cumhurbaşkanı olarak bana hatalıları düzeltmek düşer. Bir defa o yesiri sen nereden alıyorsun? Milletin verdiği yesirle bu parlamentodan 12 yıllık zorunlu eğitim geçti. İmam hatiplerin, meslek liselerinin önündeki engeller, barajlar kaldırıldı. Haksızlıklar giderildi. Siz orta kısmı kapattınız ve imam hatiplerin talebe rakamı 60 bine düşmüştü. Şimdi 1 milyona çıkınca rahatsız oldular. Hani özgürlüklerden yanaydınız. Niye rahatsız oluyorsunuz? Anne baba evladını nereye gönderirse bırak oraya göndersin karışma. 

KÜRT KARDEŞLERİME SESLENİYORUM

Terör destekli olan siyasi parti benim inançlı Kürt kardeşlerimi istismar ediyor. İnançlı, inançsız Kürt kardeşlerime sesleniyorum. 7 Haziran’da bu oyunu bozun. Çıkmış, ‘Taksim bizim kabemizdir’ diyor. Bizim kabemiz bellidir. Bir zamanlar bu Cumhuriyet Halk Partililer ne diyordu? ‘Kabe Arabın olsun bize Çankaya yeter’ diyordu. Şimdi bunlar da aynı şekilde yine ‘Kabe Arabın olsun bize Taksim yeter’ diyor. Bunlara 7 Haziran’da bir ders gerekmiyor mu? Bizim dersimiz sandıkta. Diyorlar ki ‘Cumhurbaşkanı taraf.’ Evet tarafım. Ama ben milletin tarafındayım. Millet neredeyse oradayım. Her partiye de eşit mesafedeyim. Ama gönlümde bir parti var tabii. O ayrı bir konu.

YILLARCA KAN KUSTURDU

Bu meydanda herhangi bir partinin pankartı yok. Bu meydanda sadece Türk bayrağı dalgalanıyor. Her gittiğim yerde de diyorum:  Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet.” Erdoğan, daha akabinde Siirtlilerle beraber ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ cümlesini tekrarlayarak, “İşte bu bizi güçlü kılacaktır. Bunun için milletin inancına, dinine, eğitimine, hatta kılığına kıyafetine, tüm değerlerine hasım bir anlayış, bu millete yıllarca kan kusturdu. Daha akabinde aynı zihniyeti takip edenler 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan’la hep aynı yoldan yürüdüler. Ama milletimiz bu zihniyete, ‘dur’ dedi. Bu zihniyete en büyük ‘dur’u da 3 Kasım 2002’den itibaren başlayan süreçte dedi. Şimdi yeniden bir tek parti zihniyeti türedi. Bir tanesi zaten devam ediyor. Bir de her şeyi ile onu taklit eden terör destekli malum parti var” dedi.

ZERRE KADAR FARK YOK

Erdoğan, 70 yıl önce millete Türkçe ezan, Türkçe ibadet dayatıldığını, şimdi de Kürtçe ezan, Kürtçe ibadet dayatıldığını belirtti. Bunların “aynı faşist başın farklı tezahürleri” olduğunu kayıt eden Erdoğan, “İnanın aralarında zerre kadar fark yok. Tek parti Cumhuriyet Halk Partisi’si bu milleti inancından, tarihinden, medeniyetinden kopartıp, kendi ideolojik saplantılarına uygun yeni bir toplum inşa etmeye çalışıyordu. Onun taklitçisi parti de benim sevgili Kürt kardeşlerimi inancından, tarihinden, medeniyetinden kopartıp, yine kendi ideolojik saplantılarının esiri haline dönüştürmek istiyor” diye konuştu.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.


%d blogcu bunu beğendi: