Trabzonspor taraftarından şok tepki! Selçuk ve Burak’a ağır küfürler

Sertap Erener’den aşk itirafı

Canaver işlemci Helio X20 geliyor

Erdoğan’dan emeklilik müjdesi

“Aile İçi Şiddet” derinlemesine irdelendi!

Eğitim 23 Şubat 2015
378

Strazburg’taki STK’lardan UNISSONS tarafından Avrupa Parlementosu’nda aile içi şiddet konusu derinlemesine irdelendi. Toplantıya katılım oldukça yoğun oldu. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden psikologların katıldığı toplantının moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Büyükaslan yaptı.

Toplantının açış konuşmasını yapan UNISSONS dernek başkanı Halil Özsoy, gerçekleştirmiş oldukları bu toplantıyla sadece Avrupa’daki Türklerin değil, genel olarak insan ve onun sorunlarını tartışmayı, çözüm yolları aramayı ve farkındalık düzeyini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Dernek yetkililerinden Mehmet Ardıç ise Avrupa’daki STK’ların yapacakları sosyal aktivitelerin modern insanın bunalımını aşmada katkı sağlayacağını söyledi. 

Toplantıda konuşan Strazburg başkonsolosu Serdar Cengiz de bu tür toplantıların yurt dışında yaşayan insanların daha nitelikli bir yaşam tarzına sahip olmasına katkı sağlayacağını belirterek toplantıyı düzenleyen UNISONS Derneği yetkililerine teşekkür etti.

Toplantıya katılan uzmanlar, “Aile İçi Şiddet ve Göçmenlik”, “Göçmenin Psikolojik Kimliği ve Yansımaları”, “Çocuk Eğitiminde Şiddet Davranışları Oluşturan Yanlışlıklar”, “Ailelerin Uyguladığı Şiddet Davranışları ve Bu Davranışların Sonuçları” ve “Kültürel Farklılılklar ve İletişim Eksikliklerinin Yol Açtığı Çatışma ve Şiddet” konularında çeşitli bilgiler verdiler.

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Büyükaslan 2006 yılında Strazburg’da benzeri bir konferansa izleyici toplamak için kafelere gittiklerini, yine de kimsenin konferansa gelmek için çaba göstermediğini ama bugün bu toplantıya gelen izleyici sayısının bir akademisyen olarak kendisini sevindirdiğini belirtti.

Klinik psikoterapist Gamze Birol yaptığı konuşmada kimlik çatışmasının anksiyete ve depresyona yol açtığını söyledi. Bu durumun iş ve okul hayatında başarısızlık olarak ortaya çıktığını, yaşanan kültür ile temsil edilen kültürün çatışmasının bocalamaya dönüştüğünü belirtti.

Toplantıya katılan uzmanlardan Hollanda Esens Ruh Sağlığı Klinikleri yöneticisi Psikoterapist Dr. Murat Can, göçmenliğin tanımının bizzat göçmenlerin kendileri tarafından yeniden yapılması gerektiğini dile getirdi. Evliliğin yıkılmasının uygarlığın yıkılmasıyla aynı değerde olduğunu söyleyen Dr. Can, toplumların kendine ait dengelerinin bozulmasıyla fiziksel ve ruhsal yansımaların ortaya çıktığını, bunların da şiddet içeren davranışlar gösterdiğini söyledi.

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ali Büyükaslan yaptığı konuşmada, iletişim eksikliğinin ve kültürel farklılıkların çatışmaya giden süreci hızlandırdığını ve bunun sonucunda şiddet içeren eylemlerin gerçekleşebileceğini belirtti. Kültürel farklılıkların yanlış anlamaları ve anlaşmazlıkları doğurabileceğini söyleyen Büyükaslan, herkesin farklı herkesin eşit olduğu düşüncesinin gündelik hayata, aileye, çevreye ve işe yansımalarından bahsederek kullanılan dilin çatışmayı körükleyebileceğini ya da engel olabileceğini örneklerle açıkladı.

Toplantıya İsviçre’den katılan Hypno-terapist/Psikoterapist ve pedagog Fatma Vurucu çocuk eğitimindeki iletişim eksikliklerinin ve yanlışlıklarının nasıl şiddete dönüştüğünü örneklerle açıkladı. Avrupa’da da şiddetin yaygın olduğunu dile getiren Fatma Vurucu bu tür olayların basında yer almamasına özellikle dikkat edildiğini söyledi. Aile içi örnek olma davranışlarının doğrudan çocukta karşılık bulacağını açıklayan Vurucu, çocuk eğitiminde dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıntılarıyla açıkladı.

Verdun hastanesi Ergen Ruh Sağlığı ve Pskiyatri servisi psikoloğu Emrah Aydın ise konuşmasında şiddetin tanımını yaparak, şiddetin terbiye biçimi olarak algılanmasının şiddetin tekrarlanmasına yol açtığını belirtti. Çocuğun televizyon karşısında hipnoz halinde olduğunu söyleyen Aydın, çocukların televizyonlardaki güzel olan şeyleri taklit edebileceği gibi kötü ve zararlı olan şeyleri de taklit edeceğini ailelerin unutmaması gerektiğini söyledi. Yapılan araştırmalarda katillerin çoğunun aile içi şiddete maruz kalan kişiler olduğunu, çocuklukta yaşanılan kimi şiddet eylemlerinin fırsat ele geçtiğinde şiddet olarak yeniden ortaya konduğunu belirtti. Psikolog Emrah Aydın şu çarpıcı soruyu sorarak konuşmasını bitirdi:

“Nasıl oluyor da her evin neşe kaynağı olan çocuk bir dönem sonra yaka silkinen bir çocuk oluyor?”

Toplantı izleyicilerden gelen soruların cevaplanmasının ardından sona erdi. 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapın.


%d blogcu bunu beğendi: